ANLATIMIN VE ANLATICININ TAVRI

4 Kasım 2010 Perşembe |

ANLATIMIN VE ANLATICININ AMACI

1.Öğretme anlatımın amacıdır.
2.Düşünceleri, kanıları değiştirme anlatımın amacıdır.
3.İzlenim kazandırma anlatımın amacıdır.
4.Olay içinde yaşatma anlatımın amacıdır.
5.Anlatımın ortaya çıkması bir iletişim faaliyetidir.
6.Üslup metnin yazılış amacına göre değişir, bilimsel eser, bir köşe yazısı, roman, hatıra, günlük, deneme vb. türlerin yazılış amacı farklı olduğundan bu türlerde farklı üslup kullanılır.
7.Üslup muhataba göre değişir, çocuklar için yazılan bir eserle yetişkinler için yazılan bir eserin üslubu farklıdır.
8.Anlatımda dil önemlidir.
9.Metnin türüne uygun anlatım tekniği kullanılır.
10.Anlatmaya bağlı metinlerde ve öğretici metinlerde farklı anlatım teknikleri ve düşünceyi geliştirme yolları kullanılır.


ANLATICININ TAVRI

1.Anlatıcı nesnel ya da öznel anlatım kullanabilir.
2.ÖZNEL ANLATIM: Nesnelerin gerçeğine değil, bireyin düşünce ve duygularına dayanan, enfüsi, subjektif ÖZNEL ANLATIM ÖRNEĞİ 1: Aşağıdaki cümlelerden hangisi, söyleyenin kişisel düşüncesini içermemektedir? A) Sanatçılar arasındaki olağanüstü uyum, onların oda müziğine olan eğilimlerinin bir kanıtıydı. B) Sanatçılar iki bölümden oluşan bu yapıtı, yarın da bu salonda seslendirecekler. C) Bestecinin üslubunu bütün yönleriyle yansıtan bu yapıtı, yepyeni bir yorumla sundular. D) Bu konserde dinlediğimiz ezgiler, içimizde yepyeni bir yaşama sevinci uyandırdı. E) Yapıtın ezgilerindeki kıvraklık, onu seslendirenlerin katkısıyla dinleyicileri adeta büyüledi. (1990-ÖSS) CEVAP B ÖZNEL ANLATIM ÖRNEĞİ 2: Bu parçadaki cümlelerin hangisinde yazarın duygularına yer verilmemiştir? (hangisi nesneldir?) I) Evimin balkonundan arka bahçelere bakarak sonbaharı günü gününe izliyorum. II) Sonbahar bu yıl bana her zamankinden daha yakın geliyor. III) Ama yine de yazın üzerimdeki etkilerinden bir türlü sıyrılamıyorum. IV) Sanki avucumdan birdenbire kayıp gitti yaz. V)Adalar denizinin bol yıldızlı gecelerinin tadına varamadan sonbahar geliverdi. (1997-ÖSS) CEVAP I
3.NESNEL ANLATIM: Bireyin kişisel görüşlerinden bağımsız olan, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif, tarafsız, bitaraf NESNEL ANLATIM ÖRNEKLERİ 1: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öznel bir değerlendirme söz konusudur? (Hangisi nesnel değildir?) A) Romanda anlatılanlar Kurtuluş Savaşı yıllarında geçiyor. B) Öyküdeki kahramanların dördü kadın, üçü erkektir. C) Romanın sonunda kahramanların hepsi ölüyor. D) Kitaptaki ilk öykünün konusu köy yaşamıdır. E) Öykülerin anlatımında bir kuruluk, bir tekdüzelik görülüyor. (1991-ÖSS) CEVAP E NESNEL ANLATIM ÖRNEKLERİ 2: Aşağıdakilerin hangisi, cümleyi söyleyenin duygularını da içermektedir? (Hangisi nesnel değildir?) A) Ayağında yamalı bir pantolon vardır. B) Mahallede herkes onu sayar, severdi. C) Dışarıdan, dalgaların sesi duyuluyordu. D) Kapıda, üniformalı bir memur duruyordu. E) O güzelim ovalar giderek çoraklaşıyordu. (1989-II) CEVAP E
4.Anlatıcı doğrudan ya da dolaylı anlatım kullanabilir.
5.DOLAYLI ANLATIM: Başkasına ait bir sözün tırnak işaretinden kurtarılarak kendi cümlemiz olarak söylenmesidir. Başkasına ait görüş ve düşüncelerin anlatıcının ağzından ifade edilmesidir. Bu cümlelerde genellikle diğini, eceğini şeklinde fiilimsiler vardır ve cümleler genellikle ifade etti, söyledi, belirtti vb. şeklinde biter. Namık Kemal, sanatın toplum için olması gerektiğini söylemiştir. DOLAYLI ANLATIM ÖRNEĞİ: Tiyatrodan çıktığımızda arkadaşım, Hazım’ın sahnede canlandırdığı prensin gerçek hayatta da yaşamış olduğunu söyledi. (1981-ÖYS)
6.DOĞRUDAN ANLATIM: Anlatıcının gözlemlerini, duyduklarını, algıladıklarını ve tecrübelerini araya başka biri girmeden kendisinin ifade etmesine doğrudan anlatım denir. ÖRNEK: Adam parayı verip simitçiden iki simit aldı. İlk yazım on yıl önce yayımlandı. Yorucu bir yolculuktan sonra köye vardık. Başkasına ait sözlerin değiştirilmeden olduğu gibi, tırnak içinde verilmesidir. Namık Kemal, “Sanat toplum içindir.” demiş.
7.Soyut temalar bağlam, kişi, zaman ve anlatım biçimiyle somutlaştırılabilir.
8.SOYUT ANLATIM: Duygu, düşünce ve tutkularla ilgili kavramların anlatılmasıdır. Sevinç de korku ve heyecan gibi bir anda kuşatıverir insanı. Bu özlem günden güne artıyordu. Bilgisizliğin yol açtığı sıkıntı içini karartıyordu.
9.SOMUT ANLATIM: Görme, işitme, dokunma gibi duyularla algılanan görünüm ve ayrıntıların anlatılmasıdır. Salonun ortasında iki çocuk oyun oynuyordu. Çocuklardan küçük olanı tiz bir sesle çığlık attı. Orta yaşlı bir kadın telaşla içeri girdi. Çocuğa niye bağırdığını sordu. Az önce çığlık atan çocuk içeri giren kadını görünce ağlamaya başladı. Kadın çocuğu kucağına aldı.
10.SOMUTLAMA: Soyut kavram ya da durumları ad aktarması, dolaylama, benzetme gibi yollarla somut duruma getirme, gözle görülür, elle tutulur hale getirme demektir. Deyimlerde de somutlama sıklıkla yapılır: Etekleri tutuşmak, etekleri zil çalmak, kafası kazan gibi olmak, kabına sığmamak, kulak ardı etmek, iki ayağını bir pabuca sokmak vb. SOMUTLAMA ÖRNEKLERİ: 1. Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek / Sözüm odun gibi olsun hakikat olsun tek (2009-ÖSS) 2. Erzurum, Karasu Vadisi’nin genişleyerek açıldığı ovanın Palandöken’e yaslanan yamacında, bin yedi yüz elli sekiz metre yükseklikte bulunuyor. İl merkezi olarak denizden yüksekliği en fazla olan Erzurum, Anadolu’nun çatısı” diye anılıyor. Zengin akarsu ağı, verimli ovaları ve çevresini kuşatan yüksek dağlarıyla Erzurum, tarih boyunca çekim merkezi oldu. Geçmişte, yalnızca doğunun batıya açıldığı kapı değildi Erzurum. “Bir tırtılın tarih yazdığı” İpek Yolu üzerinde, önemli bir konaklama ve ticaret merkeziydi. Günümüzde bir Avrasya haritasına bakıldığında Erzurum’un uluslar arası yollar için ne kadar önemli olduğu görülebilir. Aynı zamanda kent, geçmişte önemli askeri yolların da birleşme noktasında yer alıyordu. (2009-DGS) 3. Dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir ucundan öbür ucuna kucaklayabileceğimiz kadar uzundur.
11.Anlatımda genelden özele ya da özelden genele gidilebilir.
12.Düşünceler tutarlı bir sırayla verilmeli.
13.Anlatımda derecelendirme bulunmalıdır.
14.Ana düşünce etrafında birleşen yardımcı düşüncelere yer verilmeli.
15.Düşünceler neden sonuç ilişkisine göre verilmeli.
16.Metnin türü belirlenmeli.
17.Metnin türüne göre anlatım teknikleri kullanılmalı.
18.Anlatmaya bağlı metinlerde gözlem tekniği önemli bir yer tutar, ayrıntılar ustalıkla anlatılmalıdır.
19.Düşünce yazılarında ise gözlem tekniği fazla kullanılmaz.
20.Anlatımda kişisel deneyimlerden faydalanılır.
21.Olayın anlatılmasına nereden niçin nasıl başlanacağına karar verilmeli.
22.Olayın bazı bölümleri okuyucunun anlayışına yorumlamasına bırakılabilir.

0 yorum:

Yorum Gönder